williams-sonoma:

Gorgeous AND good for you: Smoothies.

enfes gözüküyorlar

williams-sonoma:

Gorgeous AND good for you: Smoothies.

enfes gözüküyorlar

Çabalamak istemiyorum artık tek bir nefes için….

Bu grubu daha bir apayrı seviyorum, nede olsa Ankara’lılar. Sıfır albümleri çok iyi. 

Yakın zamanda başlayacak olan üniversitelerin bahar şenliklerinden birinde konserleri olsada bir gidip nefes alsam. Nasılda canım çekiyor bu dengesizlerin konserinde coşmak.

gözler

gözler

Algımdaki ‘akvaryum - akyuvar’ karmaşası

'Akvaryumdasın' kelimesini her defasında (ama her defasında ve inatla)  ’Akyuvarımdasın’ diye okumak :D 

HTC Sensation XL with Beats Audio X315e
Şimdi okuma sırası, kısa bir süreliğine ara verdiğim Açlık oyunları serisinin son kitabını bitirmeye geldi. Secret kitabı da yatmadan önce okunacak olan başucu kitabım oldu. 
Son olarakta, ‘Yaşasın kitap okumak, var olsun kütüphaneler’

Şimdi okuma sırası, kısa bir süreliğine ara verdiğim Açlık oyunları serisinin son kitabını bitirmeye geldi. Secret kitabı da yatmadan önce okunacak olan başucu kitabım oldu. 

Son olarakta, ‘Yaşasın kitap okumak, var olsun kütüphaneler’

' Yanında olmamasından daha kötü şeyler de vardır bu hayatta… Mesela başkasının yanındadır. Tek bir şey istersin o zaman; yanımda olmasın ama yanında biri de olmasın.’

' Yanında olmamasından daha kötü şeyler de vardır bu hayatta… Mesela başkasının yanındadır. Tek bir şey istersin o zaman; yanımda olmasın ama yanında biri de olmasın.

Bir diziyi daha yarıda bıraktım, terk ettim. Bu seferki başka bir dış güç yüzünden değil. Bu kadarda olmaz dedikçe baktım dahada b*ka sarmaya başladı dizinin senaryosu, en b*ktan sahnelere dayandım ama bugünkü izlediğim bölümde (s6e1’de) Jax hapiste olan karısını başka bir sürtükle aldatınca ‘hay Allah belanı versin, lanet herif’ diyerek Sons of anarchy’i izlemeyi bıraktım cicim. Abi senarist hangi kafayla yazıyor onca sahneleri, nasıl bir psikopatça zihindir ondaki. Dizinin senaristi ve dizide oynayan Kurt sutter, yine aynı dizide oynayan gerçek hayattaki öz karısına ve kendisine  nasıl olurda tecavüz sahneleri yazar inanılır gibi değil. 

Güzel harley , chopper tarzı motorlar ve başrolde sarışın taş bir herif var diye izlemeye başlamıştım. Artık onlar bile kurtaramaz hale geldi. Neyse ben how i met your motherı bitireyim bari, oh ne güzel kahkaha ve barney :)

Ohh be sonunda bazı sitelerdeki lanet olası  int. yasakları kalktı ya çok mutlu oldum.

Hadi youtube bi nebzede, kardeşim grooveshark’ı niye yasaklarsın. Bir sürü müzik listem var benim ne güzel dinliyorum oradan, tam benlik bir site. Onun kadar da güzel bir site yok , yemişim last.fm, spotify’ı felan, hiçbiri tırnağı olamaz groovesharkın. Bilgisayarda müzik (ve şahsi fotoğraflarımı) barındırmam ben, lan zaten youtubeda kapalı çıldırdım, şu 1-2 haftadır. Neyse bugün youtuben açılmasıyla birlikte benim göz bebeği sitem de açılmış, sevindirik oldum. Hadi o zaman keyfime diyorum. 

http://grooveshark.com/s/Too+Insistent+Trentem+ller+Remix/4g4E6R?src=5

Bir kaç sene öncesi 5 nisanda bugün …

Nu - Man o to
Nu

Sadece gözlerini kapat ve ritmi hisset.( oturmanı veya uzanmanı da tavsiye ederim.)

Farsça sözlerin olduğu bu şarkı gerçekten çok iyiymiş. Adamın sesinde midir nedir bilemiyorum, ama şahane. Adamın sesi 10 numara.

Gel gelelim bu sesin sahibini aradım,taradım ama bulamadım. Arka planda çalan ve gereğinden fazla ön plana çıkan şarkıyı yapan adamı bulabildim ama. Adamımız NU gerçek ismi ile Fabian Lamar (şarkı hakkında daha fazla detay için buradan)

Bu farsça sözler Mevlana’nın şiirindenmiş.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam’ shavim az sar-e-zogh

—- —- — — — — - — - - - - - - —- - - - - - -

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden

Fena rezil oldum ya öyle böyle değil çok fena.

Bugünkü etik dersimizde konuşmacı olarak, ülkemize internetin gelmesinde önemli katkısı olan ayrıca okulumuzda da  CTIS’te öğretim üyesi olan çok saygın, değerli birisi konuk oldu.  Ülkemizdeki internet tarihinin gelişimini anlattı.

Hiç sevmediğim kolçaklı sıralardan mı ya da sunumu 2.kez dinleyişimden mi bilmiyorum, çok fena sıkıldım. Adamın sesi tek düze olduğundan dolayı uykumda geldi, göz kapaklarımı zor açık tutuyorum. Neyse ki, adam ‘hadi bir ara verelim’ dedi de, sınıfça kendimizi dışarı attık. Aslında o arada kütüphaneye gidecektim ama almam gereken kitabı bulmak zaman alır da derse geç kalırım diye gitmekten vazgeçtim. Ctisli arkadaşımla tuvalete gittik. Tuvalet bomboştu, bir kapı hariç  ( normalde önceden bizim diğer kızlar gittiği için onlarla karşılaşmayı umuyordum. Ama yoklardı.) Bizden başka bir kişi daha vardı. Neyse, ben ve arkadaşım diğer boş olanlardan birilerine girdik, Başladık konuşmaya.

(ben)+ Ooooff çok sıkıcıydı ya ( öyle bir içtenlikle söyledim ki içimdeki tüm o sıkıntı çıktı gitti.)

+ Çok iyi anladım seni ve diğer sınıf arkadaşlarınızın halini ( arkadaşım daha önceden o adamdan ders almıştı.)

(arkadaşım)-  Ya aynen öyle, bizde kendi derslerinde de böyle.  Gözlerimi açık tutmakta zorlandım. 2 dakikada bir dalıp gittim. Yaptığı espiriyi bile 2 saniye sonra anladım.

+ ya iyi ki ara verelim dedi de çıkabildik dışarı, yoksa sınıfın hali, hepimiz harap olacaktık.

 Bizim diğer kızlar daha yeni teşrif ettiler, seslerinden anladım, kızlardan biri çok sıkışmış diğerine birşeyler diyor.

 Benim ctisli arkadaşım da çıkmış elini yıkıyor o sırada. Ardından malum, bilinmeyen kapının açıldığını duydum.

 Çıkmadan önce ben üstümü düzeltirken, şaşkınlık ifadeleri yükselir.

(Tanıdık bir ses duyulur) * Tamam tamam ben hiç birşey duymadım, hepsi aramızda.

 Noluyoruz lan derken bende kapımı açtım ve elimi yıkamak üzere musluklara doğru yöneldiğimde gördüm sınıf hocamızı.  Ortada elini yıkarken rezilliğimize gülümsüyordu.  Arkadaşım diğer başta, hoca ortada, ben de diğer yanda ellerimizi yıkarken hocam aynadan arkadaşıma bakarak ve  gülerek ‘ merak etmeyin kimseye birşey söylemem, aramızda kalıcak’ gibisinden birşeyler söyledi. Sonra elimi yıkayıp geri çekilirken bana baktı gülerek. Ben arkadaşımın yanına gidip ‘kaçalım buradan’ ifadesiyle bakış atarken diğer kızlardan biri, olaylardan habersiz, ‘ biz mi hocam, neyi ‘ diye sordu.  Hoca ellerini kurularken ona yönelip ‘ yok size değil,…..’ devamını duymadan biz kendimizi dışarı attık.

Olayın şokuyla bahçede bulduk kendimizi, sinirlerimiz fena bozuldu, gülme krizine girdik :D

+oyy çok fena oldu ya. Ben bundan sonra bu kadının yüzüne nasıl bakıcam. Sen yine iyisin, haftada 4 ders göreceksin. Ya ben napayım, kadın bölüm yardımcısı, sürekli ders veya başka bir şey olsun sürekli muhatap olacam mezun olana kadar.

- ya bana ne demeli, kadın demiştir şimdi ‘bölüm hocasının arkasından nasılda konuştu öyle savunacağı yerde’. Off çok kötü oldu ya.

Yine bir gülme krizi :D

+ 2.saate girmezsekte olmaz şimdi,  hadi kalk girelim. Yalnız aman ha sakın bizim hocayla göz göze gelmeyelim :D

Ooo bütün herkes girmiş adam konuşmaya başlamış bile. Biz ikimiz bölermişçesine girdik sınıfa ve gözler aşağıda oturduk yerlerimize. Yalnız o değil de, ikinci dersi hiç bir ders kadar pür dikkat dinlememiştim.

Demekki neymiş abicim, tuvalette hiç bir şekilde hocalar ve diğer öğrenciler hakkında konuşup, dedikodu yapmayacakmışsın. Sonra böyle çarpılırız. Off  offf :D bakalım bundan sonraki hocanın bize öncelikle bana karşı tutumu nasıl olacak, merakla bekleniyor :D